İSTANBUL OK

Home
Üyeler
Program
istanbul 5 days
Foto Galeri
RANK
Arşiv
Linkler
İrtibat Bilgileri

 

Хотите такой же?

 

Tüm Orienteering Sevenlere Merhaba;

    Kapıldık bir rüzgara geldik buralara. Yediğimiz içtiğimiz bizim size yaptıklarımızı ve gördüklerimizi anlatalım bari dedik.

    Haritalar fotograf makinesiyle çekilip turkey_o yahoogroups sayfasında files kısmında yüklü bulunuyor.

Stockholm

Göteburg

Clinics 1.gün

Clinics 2.gün

Clinics 3.gün

Clinics 4.gün

Clinics 5.gün

Pazar Günü

Oringen 1.gün

Oringen 2.gün

Oringen 3.gün

Oringen 4.gün

Oringen 5.gün

 

Bizim takımın genel sonuçları:

 

Adı Sınıfı Toplam Süre Sıralama
Alen H20 7:48:47 56 / 82
Tatiana D21 4:30:03 74 / 218
Alex H35 11:33:13 95 / 126
Caner H21 8:26:47 123 / 202
Sıdıka D21K 10:04:40 123 / 169
Şengül D21K 11:03:35 124 / 169
Özgür H21 9:45:05 133 / 202
Cem H21 14:02:25 137 / 202
Pınar D21 7:18:28 163 / 218
Ali H21 invalid  
Mehmet H21 invalid  
Duygu D21 invalid  

 

    Bu listedeki "invalid" 5 günün herhangi birinde parkuru tamamlayamadıklarından zamanların toplanmadığı anlamına geliyor.

    Herkese en az 1 kez Oringen tavsiye ederim. Döndüğümüzde bir toplantıda hepsini paylaşmak üzere...

S&S

Alex

 

     23.Temmuz.2004 - Son gün. Bugünü de atlattık mı bu işten yüzümüzün akıyla çıkmış olacağız. Parkurlar uzun ve başlangıca olan mesafa yaklaşık 2.5 km. Start bizim için 15sn. aralıklarla olacak. Bu da buradaki genç aygırların koşarken açtıkları patikalar bayağı kafamızı karıştıracak demek. Neyse göreceğiz bakalım. Benim için en güzel tarafı bir tane de olsa İsveçli bir sporcudan iyi derece yapmış olmam. Zamanı gelip de start aldığımda gözlerime inanamadım. A3 ebadındaki haritanın ortasında öyle bir geçiş var ki rota üzerinde, haritayı ikiye katladığımda tamamını göremiyordum. Neyse başa gelen çekilir bugün iyi bir derece yapmalıyım. Bugünkü parkur nerdeyse tamamen bataklıklardan oluşuyor. Aslında geçişler ve rota seçimlerinde daha az hata yapma imkanı veriyor ama koşmayı da zorlaştırıyor. Haritaları toplantıda gördüğünüzde daha iyi anlayacaksınızdır.

    Bu arada kimler yoktu ki etrafta. IOF foot-o komisyonunda görevli İsviçre'den Karin; Park World Tour başkanı İsveç'li Mikael; Free Challenge Antalya elemelerine katılanların Show-O'dan tanıyacakları Maxim ve eşi Tatiana ve Clinics boyunca maskotumuz olan küçük Edith...

    22.Temmuz.2004 - Kaptanın seyir defteri. KAYBOLDUK. Güzel başlayan ve kısa diye sevindiğimiz parkurun tek kelimeyle özeti budur. KAYBOLDUK. Aramızda hata yapmayan veya kaybolmayan hiç kimse yok. Ortalama 3-4 km civarındaki parkurlarda nasıl teknik ve zor parkur planlanır gördük. Bir arazi düşünün ki hep tepelik ve tüm tepeler kabak ve hepsinin üztünde en az 4-5 kişi pusula ve harita ellerinde eblek eblek sağa sola bakıp duruyorlar. Vakit olsa oturup güleceğim ama nokta başı ortlama 12 dakika parkur koşunca pek insanın başkalarına gülecek hali kalmıyor aslında. Bugün IOF ve Park World Tour dan önemli insanlar olacak etrafta onları kafalamaya çalışacağız akşama. Yapacak çok işimiz var. Hele bir de buradaki lojistik ve alyapı hizmetlerini görünce bizim daha çok yol almamız lazım. Gerçi burada zor olan herşeyi ordu yapıyor. Hem de inanılmaz bir şekilde işlerini ciddiye alarak yapıyorlar. Bileği burkulan bir kız için dağ tepe paletli ambülans geldi. Abiler boş da gelmemişler gelip geçene de su dağıttılar hazır gelmişken...

    Yarın chase start var. Yani yarın herkes 4 gün yaptığı derecelerin toplamına göre start alıyor. Yani yarın kendi sınıfında finish çizgisini ilk geçen birinci oluyor. Bu hesaba göre çoğumuz grup birincileri start aldıktan sonra ertesi gün start alacağız. Abiler buna da çözüm bulmuşlar 2 saatin üzerinde fark yiyenler 15sn aralıkla start alıyorlar. Anlayacağınız tam cümbüş. İtiş kakış bir start olacak. Bize iyi geceler....

    21.Temmuz.2004 - Dünün acısını bu sabah bizden çıkardılar. Hem start saati olarak hem de parkur uzunluğu ve tekniği olarak. Sabah 06:30 kahvaltı ve yola çıkış 09:00 itibarıyla da parkur çıkışları. 3 günün en uzun parkuru bugün. H21 yaklaşık 8km koşuyor. Yaşlılara hiç saygıları yok H35 de 7.1km koşuyor. Bugün pre-o ile foot-o parkurları aynı yerde, isteyen her ikisine de katılabilecek eğer vakti olursa; gene inanılmaz yoğun bir programımız var. Artık geç çıkıp geç gelenleri beklememk için bir de ek minibüs seferi koydular. Bu sefer kıdemlileri olduk nasılsa diye acele etmiyoruz. 3. günün sonuda kesinleşen noktalar;

bullet

Ayaklarımız hiç kuru kalmıyor,

bullet

Sıcaktan henüz şikayet etmeye fırsatımız olmadı,

bullet

Buralarda 7km parkur bizim oralardakinden daha uzun,

bullet

Elit sınıfın adını Piskopat sınıf olarak değiştirmeleri lazım, (adamlar sağlığa zararlı, yanından koşarak geçtiğinde rüzgarından hasta olabilirsiz zira)

bullet

Keşke işten 1 hafta daha izin alsaymışım (hani dinlenmek için),

    Bu adamlar çok ilginçler. IOF kurallarını bir yerde tanımıyorlar. Kontrol noktaları nerdeyse yanyana. Hiç kimsenin 30m kuralarını taktığı yok. Parkurda koşarken bir sürü insan nerde olduğunu sorup duruyor.

    "Miniknat" bizim çocuklara yaptığımız orienteeringin adı burada. İnanılmaz güzel gerçekten. Minik minik bebeler anne-babalarını çekiştirerek orienteering yapıyorlar.  Haritaları ise çok eğlenceli. Değişik kararkterlerle dolu kontrol kareleri ve bayrak şekilleri var. İnsanın katılası geliyor valla. Eğitimler sırasında 8.5 aylık bebeğini askısında önünde taşıyarak bize gölgeleme yapan bir de bayan eğitmenimiz vardı. Yarışlara da katılıyorlar. Anne veya babanın start zamanı geldiğinde bebeği diğeri teslim alıyor. Sadece Orienteering değil SPOR başlı başına bir hayat tarzı olmuş bu memlekette. Yarın görüşmek üzere.

    20.Temmuz.2004 - Bu sabah uyuduk. Sabah 1 saat fazla uyumanın bir lüx veya lütüf olabileceğini hiç düşünmezdim. Bugünkü start saatlerimiz oldukça geç. Gittik etkinlik alanına gez dur. Milletin bu spor adına neler yaptığını, kimin ne malzeme sattığını, "soğuk insanlardır" denilen bu insanların nasıl aslında sıcak ve muhabette açık olduklarını gördük. Gene sonlara doğru start aldığımızdan bizden önceki 10 küsür bin koşarken açtığı patikalar kafamızı karıştıracak. Amerikan filimlerindeki kızılderili iz sürücüler gibi patikadaki otlar taze mi yoksa eski patika mı diye eğilip baktığım bile oluyor. Biraz yağmur yağsa normal toprak bir yol bataklığa dönüşüyor. Bugünkü parkur biraz daha teknik hazırlanmış. Hedefi gösteren dairenin içine girmek kolay ama bayrağı bulmak için biraz dolaşmak gerekiyor. Haritaları ancak akşam yahoogroups'a yükleyebileceğim. Hadi bize kolay gelsin...

    19.Temmuz.2004 - Bir telaşdır gidiyor sabah. Kolay değil çoğumuz limitlerimizi zorlayacak parkurlarda koşuyoruz. hangi start alanına gidilecek, dönüşte ne yapılacak, otobüsü kaçırırsak biz beklerler mi gibi bir sürü soru var kafamızda. Ama kendimizi sıkı bir yağmurun altında giyinmiş buluyoruz birde ve başlıyoruz start alanına kadar (resmi rakam 1800m) benim GPS'e göre 2200m koşmaya. Start noktasına geldiğimizde ise herşey dakik. Etrafta bağıran çağıran kimse yok. Saat kimin vaktini gösterirse o gidiyor koridoruna va bip sesiyle başlıyor koşmaya. Elimize tutuşturdular A3 ebatında bir 1:15.000'lik harita çık bakalım işin içinden. Neyse merak edenler web üzerinden takip edebilirler neler yaptığımızı.

    Bu kadar koşturmaca yetmezmiş gibi bir öğleden sonra gittik Trail-o (buralarda arkadaşlar ona Pre-O diyor) yapmaya. Aslında çok eğitici bir hale getirmişler bu kontrol tanımları oyununu. Resimlerini çektik dönüşte oynarız artık. Yarın biraz daha zor bir arazide daha teknik ama biraz daha kısa bir parkurumuz var. Son 10 gün boyunca ilk defa saat 9:00 gibi uyanma gibi bir lüksümüz bile olabilecek gibi gözüküyor. Yarının haberleriyle görüşmek üzere...

    18.Temmuz.2004 - Sabah antreman var yine. Bu seferki değişiklik antreman yapılacak olan bölgeye koşarak gidilecek. İyi ama yağmur yağıyor diye kimse itiraz etmedi nedense. Tam koyun olduk burada; ne derlerse yapıyoruz. Adamlar son dakika kararlarıyla götürüyorlar organizasyonu. Önceden hazırlık yapamamanın dışında aslında çok da rahatsız etmiyor bu durum. Neyse hep beraber takıldık Peo abimizin peşine ve gittik start alanına. Oraya vardığımızda zaten sırılsıklam ıslanmıştık. Yaklaşık 6km parkur koştuk. Mehmet, Pınar ve Cem A.B.D'den bir bayan eğitmen eşliğinde parkuru yürüyerek; koşan pekçok arkadaşdan hızlı tamamlayıp bizleri hayrete düşürdüler. Ben ve Özgür ise hep farklı rota seçimleri yapmamıza rağmen iki noktada bir buluşup bu işin nasıl olduğunu çözmeye çalıştık. Neyse parkuru bitirince dediler ki Oringen açılış törenine gidiyoruz. Aklanıp paklanıp çıktık yola.

    Şehre vardığımızda önce nereye gideceğimizi bilmeden serseri mayın gibi dolaştık. Neyse ki Turizm bürosu açıkmış da bir harita alıp kendimize "60 tane orienteeringci kayboldu" dedirtmekten kurtulduk. Sonunda bayrakların olduğu alanı görünce bayağı bir şaşırdık. Sadece Göteburg bölgesinden gelen Orienteering Klüplerinin sayısı ve bayraklarını görünce insan kıskanmadan edemiyor aslında. Biz de Türk bayrağının arkasındaki yerimiz aldık ve başladık yürümeye. Sanki 5 gündür sürekli koşan bizler değilmişiz gibi bizi de kattılar konvoya . Tören alanına geldiğimize Süper Elite sınıfında Sprünt(sürat) yarışı başlayacaktı. Aldık yerlerimizi ve başladık beklemeye. Süper bir katılım vardı. 3sn ile 10.000.- SEK kaybeden Novikov için hep beraber üzüldük ama elimizden birşey gelmedi. Sonuçları Oringen sayfasından takip edebilirsiniz. Yarın ilk gün yarışı var gidip erkenden yatmak lazım ama Türk bayraklarını da formalara dikmek lazım. Sonuç yanda...

    17.Temmuz.2004 - Bugün bayrak yarışı var. Takımlar oluşturuldu. Tüm takımlar 4 ayak koşacaklar ama sadece 3'er kişiden oluşuyorlar. Aralarından en hızlılarını (cezalandırmak için olsa gerek) 1. ve 4. ayakta koşturmaya karar verdi organizasyon komitesi. Eksik kalan bir kaç yere de 10 ve 13 yaşında iki tane kız çocuğu koydular. Çocuk mocuk ama geçen sene Oringen'de 10 yaş altı 3.olmuş bir tanesi. Bize fark atacak gibi de bir hali vardı zaten.

    Neyse Start verildi ve toplu halde herkes fırladı. 1. koşuculardan ilk önce İsveçliler gelmeye başladılar sonra ara uzamaya başlayınca geride kalan 2. koşuculara toplu start verildi. Biz de gecikince 3.ler toplu start almış. ve daha sonra da 4.ler tekrar koşmaya başlamışlar. Günün olayları ise:

  1. Alen'in bir ağaca kafa atıp bayılması

  2. Duygu'nun  sport ident kaybetmesi

  3. Benim bir ağacı uyluk kemiğimle kırma teşebüssüm

şeklinde sıralanabilir. Neyse sonrasında Oringen sahasına gittik. Kamp alanı karavan alanı dedikleri bölgelerden geçtik. Sonra spor malzemeleri satan bir çadıra gittik ve öğrendik ki 16:00-17:00 arası bize özel indirim yapan bir kasa açılacakmış. bayağı bir hafifledik buralarda. Çarşamba günü tekrar ziyaret edecekmişiz. Eğer o güne kadar bizden tahsilat yapmazlarsa artık çok geç olacak gibi düşünüyoruz.

    16.Temmuz.2004 - Bugün büyük gün. Akşam IOG ve Türkiye'de orienteering tanıtımı için 10 dk süreli bir sunum istediler. İyi güzel ama hazırlayacak zaman bırakmıyorlar ki bu arada, sürekli koşu modundayız.

    Sabah gene gittik biryerler. Otobüsten iner inmez herkesi topladılar ve dediler ki 1,5 saat sonra otobüs kalkar acelemiz var. Sonra da elimize 5,5km'lik parkur tutuşturdular. Neyse ki 4.370km buldum bir ara hemen değiştirdim. Bir acele çıktık parkura. Aklım başıma haritaya bakınca geldi keşke kısasından alsaydım diye. Arazide kaya ile tepe ayırımı yapmak deve ve hendek olayı gibi. Bir de Oringen'de bu haritaların 1:15.000 olanını vereceklermiş. Hepimize büyüteç lazım olacak. Neyse düşe kalka, kaybola kaybola bitirdik parkuru. Herkes geldi otobüs kalkacak Şengül yok ortada.  Acaba 6'dan 9'a giderken mi kayboldu. Hadi arayalım filan derken neyse o da geldi ve döndük köyümüze.

    Öğleden sonra gittiğimiz yerde otobüs durur durmaz millet haritalara üşüştü ve sona kaldığım için bana sadece kısa parkur haritası kaldı.(ben bir üzül sorma gitsin). Bu sefer hem normal eğitim parkuru var hem de kısa(sprint) parkur. Adamlar canımıza kastetmiş biz bunun için para ödüyoruz. Neyse buradan da yüzümüzün akıyla çıktık.

    Akşam geldik ve parkur esasları üzerine bir ders dinleyip arkasından Türkiye'de orienteering ve IOG sunumunu yaptık. Sunumu daha sonra sizlerle paylaşırım. Bizden sonra Arjantin'den gelen bir kız vardı o kendi sunumunu yaptı ve odalarımıza çekildik.

    Yarın sabah relay(bayrak) yarışı var. Rüyalarıma giriyor ama neyse.

    15.Temmuz.2004 - Sabahın bir erkeninde kalktık gene düştük yollara. Bu sefer şehrin öbür ucuna gidiyoruz. Sabah ayrı öğleden sonra ayrı parkur var aynı mekanda ve arada hem duş hem yemek imkanı. Bizi ağırlayanlar ise ortalama 60 yaş üzeri orienteeringciler. Klüp lokali olarak iki katlı geniş bir ahşap villa kullanılmakta. Gene ağzımızın suları akarak fotograflarını çektik.

     Bu adamlar galiba zamanın birinde oturup bütün memleketin orienteering haritasını çizmişler. Çarşaf ebatında bir haritanın iki ayrı parçasında koştuk. Sabah orta parkur deneyip öğleden sonra teknik açıdan zengin olarak hazırladıkları bir parkura çıktık.

    Gece boyunca sayımız artmış. Bir gün önce 20 kişi civarındayken bugün yaklaşık 45 kişiyiz. Bizi gruplara ayırdılar ve başımıza da tecrübeli eğitmenler verip onların bizi gölgelemelerini sağladılar. Ben, Tatiana ve Alen'den oluşan bizim gruna 22 yaşında Martin adında bir İsveç'li arkadaş geldi. Öğleden sonraki parkuru onunla beraber konuşarak eğlenerek ve öğrenerek gezdim.

   Sabah parkurunda koşarken Pınar ile beraber yerel TV kanalının kameralarına yakalandık ve bizimle röportaj yaptılar. Akşam 19:20 haberlerinde kendimizi yabancı bir ülkenin haber kanalında izlemek oldukça eğlenceliydi.

    Akşam okulumuza geri döndüğümüzde bizi güzel bir süpriz bekliyordu. "Get together" parti adında bir organizasyon vardı ve biz bunu bildiğimiz partilerden biri zannetme hatasına düştük ve sonuçta olanlar ayrı bir toplantı konusu. Yandaki resimler belki bir ipucu verebilir.

    14.Temmuz.2004 - Akşamdan kaldığımız okulun orienteering haritalarını dağıtmışlardı. Sabah 7:00 gibi başladık koşmaya. Haritalar tamamen ayrı bir alem. Fotografları ile idare edin şimdilik. Asılları dönüşte. Parkura çıkan 12 IOG üyesi arkadaşdan sadece 4'ü parkuru bitirince bir düşüncedir aldı bizleri. Ne yapmıştık biz. Göğsümüzü gere gere geldiğimiz bu etkinlikte yere bakarak mı gidecektik. Karar verdik ki öğleden sonraki antremanda bu durumu telafi edeceğiz.

    Saat 11:00 gibi başladık bizi ilk resmi Clinics antreman mekanına götürecek aracı beklemeye. Yaklaşık 10 dakikalık bir yoldan sonra ahşap tek katlı bir binaya geldiğimizde oranın Landvetter Orienteering Klübünün lokali olduğunu öğrendiğimizde gözlerimize ve kulaklarımıza inanamadık. Nerden bilebilirdik ki hergün aynı şoku yaşayacağız. Bizim hem idari hem de lojistik açıdan öğreneceğimiz ve katedeceğimiz çok yol var galiba.

    Saat 13:00 gibi çıkışlar başladı. İsteyen istediği parkuru alıp istediği zaman çıkıyor ama ne kargaşa var ne de curcuna var. Herşey tıkır tıkır işliyor. Parkur haritalarını turkey-o yahoogroups web sayfasındaki files kısmından alabilirsiniz.

    Saat 14:30 gibi parkura çıkanlar toplanmaya başladı. Genel olarak anlaşıldı ki:

  1. Bu 10 gün boyunca ayaklarımız kuru kalmayacak;

  2. Hiç sıcaklıktan şikayet etmeyeceğiz;

  3. 1,5 ay tatil vermek isabetli bir kararmış;

  4. Küsmece darılmaca olmadan takım olarak birbirimize destek olarak anlımızın akıyla bu işten sıyrılacağız.

    Saat 18:00 akşam yemeği. Buralarda hayat saat 18:00'de standby saat 22:00'de off konumunda. Bizim haliyle karnımız kazınıyor saat 20:00 olunca. Sağolsun buradaki organizatörler saat 21:00'de çöplenecek bir öğün daha icad ettier de bu dertten de kurtulduk ve mesut mutlu yataklarımıza gittik.

    13.Temmuz.2004 - Sabah olmadan söylene söylene kalktık ve gittik kahvaltıya. Etrafta koşturup birşeyler öğrenmeye çalışmaktan yorgun düşünce bari biraz eğlenelim dedik. Bütün İskandinavyanın en büyük eğlence merkezine sadece birkaç kilometre uzakta olduğumuzu öğrenince dedik ki gidip bakalım. Hani "kambersiz düğün olmaz misali". Buradaki hareketli ve hareketsiz bilimum görüntüyü sizlere izletmek için ayrı bir toplantı ayarlayacağız. Özellikle Ali Kılınç arkadaşımızın anlatacağı çok şey vardır eminim ki.

    12.Temmuz.2004 - Erken kalkan yol alır misali sabah kalktık Gaddar Antrenörümüzün izinden başladık koşmaya. Arada grup halinde ikiye bölündük ve bir grup kısa koşmayı tercih etti. Diğer grup yaklaşık olarak 10 km taban teptikten sonra sıkı bir kahvaltıyla pekiştirilmiş bir özgüven esintisiyle Stockholm sokaklarını arşınlamaya başladı. Saat 16:07'de kalkacak olan Göteburg trenine kadar şehrin altını üstüne getirdik. Zamanı gelip de tekerlekler döndüğünde 5 saatlik bir yolculuk sonunda Göteburg'a vardık. İletişim sorunu yaşadığımız Clinics yetkilileri sağolsunlar bizi sokaklarda bırakmadılar ve kendilerinin bizi beklediğinden 1 gün önce gitmiş olsak bile bize sığınacak bir çatı (benimki piyano idi) buldular. Kızlar kanapede biz yerlerde kameraman işbaşında eğlenceli bir gece geçirdik. Sabah ola hayrola...

 

    11.Temmuz.2004 - Güzel bir Temmuz sabahı Atatürk Havalimanında buluştuktan sonra elimizdeki bir A4 kağıttaki 6 haneli rezervasyon kodundan ibaret biletimizle başladık yolculuğumuza. Uçakta bilet fiyatına dahil olmadığını öğrendiğimiz yemekleri yesek mi yemesek mi derken Özgür arkadaşımızın annesinin (ellerine sağlık) yaptığı tahinli kurabiyeler imdadımıza yetişti. Sallantılı bir inişten sonra geldik Staocholm'a. Allahtan Pınar gibi 12 yılını bu memlekette geçirmiş bir arkadaşımız var da yolumuzu bulabildik. Pasaport kontrolündeki bayan görevlinin de Oringen'i biliyor olması bizi biraz şaşırttı haliyle. Neyse kazasız belasız kalcağımız otelin yolunu tuttuk. Yandaki resimde ortada gördüğünüz gemi Gustav af Klint bizim dönüşdeki evimiz de olacak. yandaki teknenin özel bir bar olduğunu bilmek bizim arkadaşları biraz heycanlandırdı açıkcası, ama açlık duygusu ağır bastı ve O-burgen bir akşam yemeği yedik. Sabah kalk 07:00 ve koşu konularında anlaşarak hepimiz kamaralarımıza çekildik.

 

   

Home | Üyeler | Program | istanbul 5 days | Foto Galeri | RANK | Arşiv | Linkler | İrtibat Bilgileri

Yorum ve sorularınız için info@istanbulorienteering.org
Güncelleme: 05-12-2006.